İzmir Fistül Tedavisi


  Tel : 0232 504 00 00

Fistül Tedavisi Kesin Çözüm Müdür ?

Anal fistüller anal bölgede bağırsak ile dış ortamı anüs dışında bağlayan patolojik 2. bir yoldur. İç ağız anüs içinde, dış ağız anüs cildindedir. Anüs kapalı olduğu zamanlar bu fistül yolundan sürekli façes, kokulu bir akıntı, bazen de gaz geldiği görülür.

Anal bölge kas yapısı bakımından çok özel bir bölgedir. Burada gaz-gaita tutmayı sağlaya 2 çeşit kas grubu vardır. Bunlar anüsü biri yatay diğeri dikey olarak kapatan kas gruplarıdır. Bunlardan biri istemli çalışır, hasta hükmedebilir. Diğeri istemsiz çalışır.

Anal fistüllerin bu kas gruplarıyla ilişkisi tedavi için çok önemlidir. Çünkü fistül ameliyatları sırasında bu kaslara zarar verilmesi gaz tutamama, dışkı tutamama gibi komplikasyonların oluşumuna neden olacaktır.

Hemen hemen çoğu zaman anal fistüller bu bölgede oluşan anal apselerden sonra gelişir. Bu anal apselerin kaynağı da anüsün kayganlığını sağlayan bezlerin iltihabıdır. Bu iltihap sonucu bezlerin salgı kanalları tıkanır. İçeride salgı birikir. Bu salgının enfekte olmasıyla anal apseler oluşur. Bu salgı kanalları anüs içinde dişli çizgi denilen bölgeye açılır. Bu bölgede yukarıda anlatılan anüs kaslarına komşudur. Oluşan apsenin hem içeriye hem de anüs cildine açılmasıyla anüs kasları ile ilişkili fistüller oluşur.

Fistüller En Çok Nerede Görülür?

Fistüller en çok bu iki anüs kası arasında oluşur. Daha nadir olarak anüs kaslarının her ikisini aynı anda kesen, anüs kaslarının dışında seyreden ve at nalı şeklinde fistüllere rastlanmaktadır.

Fakat fistüllerin %70 kadarı basit peri anal fistül dediğimiz türdendir. Bu fistülün tavan kısmının açılması %90-95 başarılı olur. Fakat fistüller tekrarlayabilen patolojilerdir. Mutlaka her girişimde anal kaslara zarar verme olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Anal bölgede apseye neden olan bezler 8-10 tanedir. Her zaman herhangi birinin salgı kanalı tıkanabilir. Bu nedenle fistül her hastada yeniden oluşabilir.

Fistülün iç ve dış ağızları arasında genelde düz bir hat vardır. Eğer fistül yolu önden ve arkadan anal kanalı çevrelerse buna at nalı fistül denir.

Tanı kolaydır. Diz-dirsek pozisyonunda genelde fistülün dış ağzı gözle görülür. Muayene de fistülün basit bir peri anal fistül olduğu anlaşılırsa ek bir tetkike gerek kalmadan tedaviye geçilebilir. Dış delikten sokulacak bir stile ile iç delik bulunur ve fistül yolu ya lazerle ya da elektro koterle açılır. Sonra yol kürete edilir ve sekonder iyileşmeye bırakılır. Bu fistüllerde başarı oranı %90-95 gibi yüksek orandadır. Muayene sırasında fistülün basit bir fistül olmadığı anlaşılırsa bu durumda endo anal US veya anal MR çektirilerek fistülün yolu sfinkterlerle ilişkisi, fistül yolu üzerinde bir apse odağı olup olmadığı araştırılır. Fistül yolunun haritası çıkarılır. Bundan sonra tedavide ne yapılması gerekiyor bu planlanır. Fistül yolunda rezidü apseler varsa bu hastalara başlangıçta gevşek seton uygulanır ve bu apselerin drenajı sağlanır. Daha sonra lazerle fistül yolu kapatılır. Lazer enerjisi sfinkterlere zarar vermez. Ayrıca tekrarlayan fistüllerde de kullanılabilir. Bu amaçla 360° dereceısı veren problar kullanılır. Bununla 4 mm. lik fistül derinliği yakılarak kapatılır.

Komplike fistüllerde başarı peri anal fistüller kadar değildir. Her zaman için nüks şansı vardır. Birazda cerrahın tecrübesi, fistülün kapatılması sırasında iç deliğin iyi bir şekilde kapatılması, fistül yolunda rezidü apse olmaması çok önemlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hemen Ara
Yol Tarifi