İzmir Fistül Tedavisi


  Tel : 0232 504 00 00

All Posts in Category: Genel

Fistül Tedavisi Kesin Çözüm Müdür ?

Anal fistüller anal bölgede bağırsak ile dış ortamı anüs dışında bağlayan patolojik 2. bir yoldur. İç ağız anüs içinde, dış ağız anüs cildindedir. Anüs kapalı olduğu zamanlar bu fistül yolundan sürekli façes, kokulu bir akıntı, bazen de gaz geldiği görülür.

Anal bölge kas yapısı bakımından çok özel bir bölgedir. Burada gaz-gaita tutmayı sağlaya 2 çeşit kas grubu vardır. Bunlar anüsü biri yatay diğeri dikey olarak kapatan kas gruplarıdır. Bunlardan biri istemli çalışır, hasta hükmedebilir. Diğeri istemsiz çalışır.

Anal fistüllerin bu kas gruplarıyla ilişkisi tedavi için çok önemlidir. Çünkü fistül ameliyatları sırasında bu kaslara zarar verilmesi gaz tutamama, dışkı tutamama gibi komplikasyonların oluşumuna neden olacaktır.

Hemen hemen çoğu zaman anal fistüller bu bölgede oluşan anal apselerden sonra gelişir. Bu anal apselerin kaynağı da anüsün kayganlığını sağlayan bezlerin iltihabıdır. Bu iltihap sonucu bezlerin salgı kanalları tıkanır. İçeride salgı birikir. Bu salgının enfekte olmasıyla anal apseler oluşur. Bu salgı kanalları anüs içinde dişli çizgi denilen bölgeye açılır. Bu bölgede yukarıda anlatılan anüs kaslarına komşudur. Oluşan apsenin hem içeriye hem de anüs cildine açılmasıyla anüs kasları ile ilişkili fistüller oluşur.

Fistüller En Çok Nerede Görülür?

Fistüller en çok bu iki anüs kası arasında oluşur. Daha nadir olarak anüs kaslarının her ikisini aynı anda kesen, anüs kaslarının dışında seyreden ve at nalı şeklinde fistüllere rastlanmaktadır.

Fakat fistüllerin %70 kadarı basit peri anal fistül dediğimiz türdendir. Bu fistülün tavan kısmının açılması %90-95 başarılı olur. Fakat fistüller tekrarlayabilen patolojilerdir. Mutlaka her girişimde anal kaslara zarar verme olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Anal bölgede apseye neden olan bezler 8-10 tanedir. Her zaman herhangi birinin salgı kanalı tıkanabilir. Bu nedenle fistül her hastada yeniden oluşabilir.

Fistülün iç ve dış ağızları arasında genelde düz bir hat vardır. Eğer fistül yolu önden ve arkadan anal kanalı çevrelerse buna at nalı fistül denir.

Tanı kolaydır. Diz-dirsek pozisyonunda genelde fistülün dış ağzı gözle görülür. Muayene de fistülün basit bir peri anal fistül olduğu anlaşılırsa ek bir tetkike gerek kalmadan tedaviye geçilebilir. Dış delikten sokulacak bir stile ile iç delik bulunur ve fistül yolu ya lazerle ya da elektro koterle açılır. Sonra yol kürete edilir ve sekonder iyileşmeye bırakılır. Bu fistüllerde başarı oranı %90-95 gibi yüksek orandadır. Muayene sırasında fistülün basit bir fistül olmadığı anlaşılırsa bu durumda endo anal US veya anal MR çektirilerek fistülün yolu sfinkterlerle ilişkisi, fistül yolu üzerinde bir apse odağı olup olmadığı araştırılır. Fistül yolunun haritası çıkarılır. Bundan sonra tedavide ne yapılması gerekiyor bu planlanır. Fistül yolunda rezidü apseler varsa bu hastalara başlangıçta gevşek seton uygulanır ve bu apselerin drenajı sağlanır. Daha sonra lazerle fistül yolu kapatılır. Lazer enerjisi sfinkterlere zarar vermez. Ayrıca tekrarlayan fistüllerde de kullanılabilir. Bu amaçla 360° dereceısı veren problar kullanılır. Bununla 4 mm. lik fistül derinliği yakılarak kapatılır.

Komplike fistüllerde başarı peri anal fistüller kadar değildir. Her zaman için nüks şansı vardır. Birazda cerrahın tecrübesi, fistülün kapatılması sırasında iç deliğin iyi bir şekilde kapatılması, fistül yolunda rezidü apse olmaması çok önemlidir.

Devamını Oku

Fistül Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Fistül ameliyatları fistülün yerine göre seçilen ameliyatlardır. Çok çeşitleri vardır. Ameliyat sonrası da hastaların dikkat etmesi gereken konular vardır. Bir kere anal fistül ameliyatlarından sonra hasta doktorun tüm önerilerini uygulamalıdır. Hastaların ameliyat sonrası kesinlikle kabız kalmaması gerekir. Bu amaçla posa bırakan lifli gıdalar almalıdır. Bunun içinde sebze yemeklerine, salataya, meyveye ağırlık verilmelidir. Günlük aldığı su miktarını en az 3 litreye çıkmalıdır. İçilen kahve, çay veya gazlı içecekler suyun yerini tutmaz.

Tuvalet sonrası taharetlendikten sonra o bölge mutlaka kurulanmalıdır. Sert tuvalet kâğıdı ile yapılan makat temizliği ciddi bir tahrişe yol açar. Ayrıca temizlik için kolonyalı mendilde kullanılmamalıdır. Yumuşak bir tuvalet kâğıdı ile kurulama veya saç kurutma makinesi ile kurulama seçilmelidir.

Tuvalette 5 dakikadan fazla kalmamalıdır. Tuvalette gazete okumak, cep telefonu ile oynamak çok fazla zaman geçirtir. Anal bölgede sürekli bir basınç oluşmasına neden olur. Tuvalette fazla ıkınmamalıdır.

Cerrahi girişim sırasında ameliyat bölgesindeki hasarın genişliği yara iyileşmesi açısından çok önemlidir. Yaranın iyileşmesinde hastalığın şiddeti, hastada Crohn gibi yandaş bir hastlalık olup olmadığı ameliyat sonu kalan dokulardaki canlılık ve kanlanma gibi bir çok faktör etkilidir.

Fistülotomi + küretaj yapılmış hastalarda geride kalan yara ikincil iyileşmeye bırakılır. Bunun tamamen düzelmesi 2-3 ayı bulabilir. Bu dönemde hasta bu yaraya çok iyi bakmalı ve hijyen kurallarına harfiyen uymalıdır.

Seton uygulamalarında makadda sürekli bir akıntı olur. Bunun temizlenmesi ve ıslak makat oluşmaması gerekir. Lazer operasyonlarında ise kabızlık olmamalı ve hasta fazla ıkınmamalıdır. Anal bölgedeki basınç artışları nüksün en büyük nedenidir.

Hastalar günde 2 kez oturma banyosu yapmalıdır. Hastanın korku nedeniyle dışkılamayı ertelememesi gerekir. Hastalar bir leğenin içine ılık su koyar ve 10 dakika süre ile bunun içinde oturur. Oturma banyosu yapamayanlar duş başlığını bu bölgeye tutabilir.

Anal fistül ameliyatlarından sonra hastalar ayda bir kez doktor kontrolüne gelmelidir. Bir çok hasta makat bölgesindeki ameliyat yarasının suyla teması sırasında enfeksiyon gelişeceğinden korkar. Bu kaygılar gereksizdir.  Oturma banyoları sonrası bölge iyice kurulanıp çeşitli pomadlar kullanılabilir.

Makat bölgesinde temizlik sırasında sabun ve benzeri ürünler kullanılması veya makattan olan akıntının çevreyi tahriş etmesiyle anal dermatit oluşabilir. Buda makat kaşıntısına ve operasyon yerinin geç iyileşmesine neden olabilir. Seton uygulanan vakalarda bu durum daha fazla görülmektedir.

Ameliyat sonrası makatın içinde yer alan yağ ve ter bezlerinde enfeksiyon veya anal kriptit gelişebilir. Bu sorun ancak düzenli kullanılan antibiyotiklerle düzeltilir. Sadece antibiyotikli kremlerle bu durum düzeltilemez.

Makatta kaşıntıya yol açabilecek gıdalardan uzak durulmalıdır. Acı, ekşi, süt ürünleri, ketçap türü gıdalar kaşıntı yapabilir. Hastalar kendinde kaşıntı yapan gıdaları daha iyi bilir ve bunlardan uzaklaşır.

Ameliyatlardan sonra A, B, C ve E vitamini içeren besinlere, beslenme alışkanlıklarında yer verilmelidir.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Anal Fistül Tedavisi Ne Kadar Sürer ?

Önceden oluşmuş anal apseler kendiliğinden boşalarak anal fistüllerin oluşumuna neden olmaktadır. Anüsün iç kısmında dişli çizgi denilen yerde küçük kesecikler bulunur. Bunların salgıladığı mukus anüsün kayganlığını sağlar. Bu kesecikler bir kanalla anüse açılır. Bu kanalın tıkanması enfeksiyon ve apse gelişimine neden olur. Fistül bu kesecik ile cilt arasında oluşmuş tüneldir. Bu tünel vasıtası ile ciltte iltihaplı akıntı olur. Bu fistülün ağzı tıkanırsa yeniden apse oluşur.

Apse anüs çevresinde şiddetli ağrı, dolgunluk hissi, şişlik gibi yakınmalara neden olur. Ayrıca hasta da enfeksiyona bağlı halsizlik, ateş ve titreme görülebilir. Ayrıca fistüllerin yaptığı akıntıya bağlı ciltte tahriş, akıntı ve akıntı sonrasında o bölgede bir rahatlama görülür.

Anal apseler erkenden drene edilirlerse fistüle dönüşmezler. Fakat tedavi edilmeyen apselerde %50 civarında fistül gelişmektedir.

Anal fistül tedavisinin süresi yapılan tedaviye göre değişir. Basit peri anal fistüllerde fistül yolu basit şekilde açılır. Bu amaçla elektro koter de kullanılabilir. Bunun için spinal veya epidural anestezi uygulanır. Her iki delik arasına bir stile yerleştirilir. Stile kılavuzluğunda füstülotomi yapılır. Sonra tabanı kürete ve koterize edilir. Sekonder iyileşmeye bırakılır. Bunun tamamen kapanması 1-2 ayı bulabilir. Fakat bu süre zarfında hasta ertesi günü işine gücüne dönebilir. Sadece günlük oturma banyolarını yapar. İlaçlarını kullanılır.

Komplike fistüllerde durum farklıdır. Tedavi süresi kişiye ve fistülün durumuna göre değişir. Apseli fistüllerde yapılacak tedavi seton uygulamasıdır. Seton fistülün iç ve dış delikleri arasına ip, naylon ve misina geçirilerek uygulanır. 2 şekilde uygulanır. Gevşek seton genelde drenaj amacıyla kullanılır. Fistül yolundaki apsenin drene olmasını sağlar. Uzun zaman kalabilir. Bu seton olduğu sürece hasta da akıntılar, buna bağlı hijyen noksanlığı, ıslak makat yakınmaları sürecektir. Kesici seton ise tedaviye yönelik bir girişimdir. Bunda seton her ay bir miktar sıkılır. Her sıkmada anüs kaslarında bir miktar kesilme oluşur. 2 sıkma zamanına kadar ilk sıkmada kesilen yer iyileşir. Bu işlem tüm fistül yolu kesilinceye kadar devam eder. Bu işlem genelde 4-6 ay arasında sürer. Bunda da hasta günlük işlerini yapar. Fakat her ay doktoruna giderek setonu sıktırması gerekir.

Lazerle fistül yolunun kapatılması işlemi de spinal veya kaudal anestezi altında yapılır. Hastaya tercihen proktoloji masasında diz-dirsek pozisyonunda girişimde bulunulur. Bir stile yardımıyla dış delik ve iç delik bulunur. İç delikteki granülasyon dokusu elektrokoterle kesilerek çıkarılır. Burası iç sfinkter düzeyinde dikişle kapatılır. Sonra iç ve dış delikler arası lazer ile yakılır. Buradaki proteinler erir ve soğurken tüm fistül yolunu kapatırlar. 5-10 dakikalık bir işlemdir. Hasta ertesi günü işinin başına döner. Oturma banyoları yapar. İlaçlarını kullanır. Hasta 1 ay sonra kontrole çağrılır. Herhangi bir komplikasyon var mı bakılır. En kısa süren fistül tedavi şeklidir. Hastanın ağrısı olmaz. Lazer 4 mmlik bir derinliğe nüfus ettiğinden çevre organlarda zarar oluşmaz. Nüks vakalarında lazer 2. kez denenebilir.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Ameliyatsız Fistül Tedavisi

Fistüller genelde bu bölgede oluşan apseler sonucu oluşur. Makatın kayganlığını sağlayan bezlerin iltihaplanması bu apseleri doğurur. Bu apseler genelde makat kasları arasında oluşur. En fazla fistülde bu makat kasları arasında gelişir. Makat apsesi akut dönemde makatta ağrı, makatta kokulu, kanlı bir akıntı ve makat bölgesinde şişlikle kendini belli eder. Apsenin oluşturduğu enfeksiyon hastada yüksek ateş, halsizlik gibi belirtiler oluşturur. Anal apselerde erken drenaj esastır. Hekim tarafından boşaltılmayan apseler kendiliğinden patlar. Bunlar tam boşalamadığından içeride cerahat kalır. Hastada apse azaldığından hasta rahatlar, normal yaşamına döner fakat hain bir şekilde fistül oluşmaktadır.

Makat kasları arasındaki apse, buradaki boşluklardan yararlanarak kendine bir çıkış noktası arar. Genelde anüs cildine açılır. Oluşan delikten sürekli iltihap, sarı kokulu veya kanlı akıntı gelir. Sonuçta bir ağzı anüs kasları arasında, diğer ağzı anüs cildinde bir yol oluşur.

Perianal fistüller genelde düz bir hat üzerinde olmazlar. Anal kaslarla olan ilgilerine göre çeşitli şekillerde sınıflandırılabilirler. Perianal fistüllerin yaklaşık %90’ı basit fistüllerden oluşur. Bunların tedavileri kolaydır. Eğer fistül zamanında tedavi edilmezse ilerleyerek komplike fistüllere dönerler. Komplike fistüllerde tedavi süreci uzun ve sıkıntılıdır.

Ameliyatsız Peri Anal Fistül Tedavisi

Makat fistülü olan hastalarda ilk belirti makat bölgesinden olan sarı renkte, bazen kanlı olabilen, kokulu akıntıdır. Bazen hastalar buradan gaz geldiğini de söylerler. Ayrıca hastalarda anal bölgede şişlik hissi, ateş, titreme ve halsizlik gibi enfeksiyon belirtileri görülebilir.

Makat fistülü ile gelen hastalarda fizik muayene önemlidir. Dış delikten sokulan bir stile yardımıyla iç delik bulunmaya çalışılır. Daha sonra hastaya endorektal ultrason ve MR yaptırılarak fistül trasesi, anüs kaslarıyla ilişkisi, fistül yolunda rezidü bir apse olup olmadığı araştırılır. Bunlar sonucu fistül haritası çıkarılır. Ne şekilde tedavi edileceği şekillendirilir. Sonra hasta tedavi konusunda bilgilendirilir. Tedaviden sonrası nüx olasılığı, olası komplikasyonlar tek tek anlatılır.

Daha sonra basit perianal fistüllerde fistülotomi+küretaj uygulanır. Burada %95’in üzerinde başarı vardır. komplike fistüllerde ise günümüzde lazer ile fistülopeksi uygulanmaktadır. Lazer sistemi ile fistül yolu eritilir ve kendi üzerine yapıştırılır. Böylece anüs kaslarına zarar verilmez ve kesilmez. Uygulama 4-5 dakika sürer ve hasta 6-8 saat sonra normal yaşamına döner. Bu yöntemle hastanın büyük abdest ve gaz kaçırma riski minimuma iner.

Bunun için hastaya spinal veya kaudal anestezi uygulanır. Dış ve iç delik bulunur. Sonra iç delik eksize edilir ve dış delikten sokulan lazer probu ile tüm fistül yolu buharlaştırılarak yapıştırılır. Bu yapıştırma işlemi çok kez tekrarlanarak yapışması sağlanır. Hastanın anesteziden kurtulması sonucu taburcu edilir. Hasta ertesi günü işinin başına döner. Hastaya operasyon sonrası oturma banyoları verilir. Posa bırakan gıdalar önerilir. İlaç tedavisi verilir. Başarı oranı %80 civarındadır.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 229 00 25
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Anal apse Ve Fistüle

Anüs bölgesinde toplanan apselerdir. Oluşumunda makat bölgesindeki kayganlığı sağlayan bezlerin iltihaplanması yatar. Bu bezlerin görevi mukus denilen bir salgı salgılayarak feçesin geçişi sırasında anal kanalın kayganlığını sağlar. Dışkı çıkışını kolaylaştırır. Bu bezlerin salgı kanalları tıkanırsa salgılanan mukus geride birikir. Çeşitli mikroorganizmalar tarafından enfekte edilerek iltihaplanır. Kapalı ortamda bu iltihaplanma daha sonra apseye dönüşür. Acil olarak drene edilmesi gereken bir durumdur. Çok ağrılıdır.

Anal apseler her yaş grubunda görülebilir. Fakat 30-40 yaşları hastalığın pik yaptığı yaşlardır. Erkeklerde kadınlara göre biraz daha fazla görülmektedir. Dışkı yumuşaklığının arttığı bahar aylarında biraz daha fazla görülmektedir.

Yerleşim yerlerine göre apseler çeşitli isimler alır. Bu sınıflama apsenin anüs çevresindeki kaslarla olan ilgisine göre yapılmaktadır. Bu ilerde olabilecek anal fistüllerin oluşumu için çok önemlidir. Perianal apselerin sfinkterlerle ilgisi yoktur. Hemen cildin altındadır. Tedavisi kolaydır ve fazla bir komplikasyona neden olmaz. Bunun dışında intersfinkterik, ischiorektal ve supralevator apseler çok önemlidir. İlerde fistülleştiklerinde tedavileri zordur ve özel uzmanlık gerektirir.

Anal apselerde asıl belirti çok şiddetli ağrıdır. Daha sonra apseye bağlı ciltte kızarıklık, şişlik ve sıcaklık artışı görülür. Hastalarda apseye karşı reaksiyon olarak ateş, terleme, halsizlik ve makattan iltihap şeklinde akıntı görülür.

Anal apseler makat bölgesine uygulanan cerrahi girişimlerden sonra anal bölge travmalarında görülebilir. Hastada anal fissür veya fistül varlığı risk faktörüdür. Daha önce anal apse geçirmiş hastalarda yeniden apse oluşumu daha sıktır. Bazen uzun süren ishal ataklarından sonra görülebilir. Aşırı alkol tüketenlerde, aşırı kilolularda, diyabetlerde, kortizon kullananlarda, kemoterapi görenlerde daha sıktır.

Anal apse oluştuktan sonra çevre dokulara yayılmaya başlar. Bu yayılım sfinkterler arası bölgeye, cilt altına doğru olabilir. Cilt altına yayılan apse perianal boşluğa doğru ilerleyerek perianal apseyi oluşturur. Anüs çevresindeki kasların arasında ilerleyerek, yukarı doğru çıkar. Supralevator boşlukta apse oluşturur. Bazen de sfinkter kaslarını yandan keserek ishiorektal apseleri oluşturur.

Tanı genelde diz-dirsek pozisyonundaki hastada görerek konur. Bazen derin olan apselerde endorektal ultrasonografi ve MR tetkikleri gerekebilir. US ve MR ile apsenin yaygınlığı, sfinkter kasları ile ilişkisi daha iyi değerlendirilir.

Tedavide amaç apsenin en kısa zamanda cerrahi olarak drene edilmesidir. Bununla hastanın makat bölgesindeki yakınmaları ortadan kalkar, apsenin vücuda verdiği enfeksiyon belirtileri düzelir, en önemlisi de apsenin bir fistüle yol açması önlenir.

Drenaj mümkünse diz-dirsek pozisyonunda genelde spinal anestezi veya kaudal anestezi ile yapılır. Kesi anüse en yakın yerden yapılmalıdır. Apse boşaldıktan sonra ağrı, ateş ve diğer iltihap bulguları hızla düzelir. Drenajdan sonra hastalara oturma banyoları verilir. Antibiyotik ve ağrı kesiciler yazılır. Hasta 1 ay sonra kontrole çağırılır ve US veya MR ile araştırılarak apse sonrası fistül gelişip gelişmediğine bakılır.

 

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Fistül Nedir ?

Vücutta olmaması gereken bir yol şeklinde tanımlanabilir. Doğuştan olması nadirdir. Genelde sonradan oluşur. Vücutta iki organ arasında oluşabilir. Bunlara iç fistül denir. Bunların fark edilmeleri zaman alır. En çok görülen bağırsaklar arasında, pankreas ile komşu organlar arasında, safra yollarında oluşabilir. Fakat daha çok görülenler dış fistüllerdir. Bunların bir ucu ilgili organda diğer ucu ciltte sonlanır. Bu fistüllerde ilgili organın salgısı ciltten çıkar. Bu pankreas sıvısı, safra, anal bölgede de dışkıyla karışık pis bir salgıdır.

Anal fistüller anüs çevresinde sık görülen patolojilerden biridir. Anal kanal ile deri arasında oluşurlar. Bunların oluşumunda en büyük neden bu bölgede oluşmuş olan apselerdir. Bu apseler anüs kayganlığını sağlayan bu bölgedeki bezlerin iltihaplanması sonucu oluşur. İltihaplanan bezin kanalı tıkanır. Geride salgı birikir. Bu salgı bir süre sonra apseleşir ve anal apse denilen ağrılı, ızdıraplı bir tablo oluşur. Bu apse cerrahi olarak drene edilmezse en zayıf bulduğu bölgeden açılır. Böylece bir ucu anüs içinde ve genelde dişli çizgi denilen bölgede diğer ucu anüs cildinde 2. bir yol oluşur. Bu yoldan anüs içeriği ve gaz gelmeye başlar. Bu hastayı rahatsız eder. Oluşan kötü koku hastanın kendini toplumdan soyutlamasına neden olur. Bu safhadan sonra kronik anal fistülden bahsedilmelidir.

Fistüller yerine ve anüs kasları ile olan ilişkisine göre çok çeşitli şekilde sınıflandırılmaktadır. En çok görülen 2 anüs kası arasından gelişmiş fistüllerdir. Bunun dışında sfinkterleri kesen, sfinkterler dışında seyreden daha nadir görülen fistüller vardır.

Fistüllerin En Belirgin Özellikleri

Fistüllerde belirti makat dışında kokulu bazen kanlı ve iltihaplı bir akıntıdır. Fistülden dışkıyla olan kirlenme nedeniyle sürekli akıntı vardır. Normalde başlangıçta bu akıntı yalnızca hastanın iç çamaşırını kirletir. Fakat zamanla akıntının ciltte yaptığı tahriş sonucu kaşıntı ve yanmalar başlar. Makatta apse varsa hastanın şiddetli ağrısı vardır. Oturma, yürüme, dışkılama çok ağrılıdır. Sistemik olarak da hasta da titreme, terleme, ateş gibi belirtiler olabilir. Apsenin cerrahi olarak drene edilmesi veya apsenin kendiliğinden açılması ağrının birden kaybolmasına neden olur. Bu dönem hain sükûnet denen dönemdir. Bunun arkasından genelde kronik fistül anal tablosu gelişecektir. Apse boşalsa bile apse boşluğu tam olarak iyileşmez ve kapanmaz. Geç dönemde oluşan tünelden sürekli akıntı başlar.

Fistüller bazen apse olmadan da gelişebilir. Tüberküloz, crohn, kanserler, bazı mantar enfeksiyonları buna neden olabilir. Bu fistüller atipik seyir gösterebilir. Bazen de birkaç tane olabilir. Bu hastalarda tedavide öncelikle fistüle yol açan hastalık tedavi edilmelidir. Daha sonra fistülün tedavisine geçilmelidir.

Fistülün seyri hastaya göre değişiklik gösterebilir. Düz bir hat şeklinde olabildikleri gibi at nalı şeklinde de bir seyir gösterebilirler. Fistülün trasesinin bulunması, fistül yolunda rezidü bir apsenin olup olmadığının araştırılması amacıyla endoanal US ve anal MR yaptırılır. Fistülografi de çekilebilir.

Basit perianal fistüllerde fistülotomi + küretaj, komplike vakalarda seton ve lazer ile fistülopeksi operasyonları uygulanır.

Devamını Oku

Fistul Neden Olur ?

Anal fistüllerin en büyük nedeni bu bölgede gelişen apselerdir. Anüsün içinde bulunan ve dışkılama sırasında anüs kayganlığını sağlayan bezler vardır. Bunların ağzı enfenksiyon veya başka nedenlerle tıkanırsa bezlerin salgısı bez içinde birikir. Enfekte olarak kriptoglandüler apse denilen şekle dönüşürler. Bu apseler ya kendiliğinden boşalır yada  cerrahi olarak boşaltılır. Bu dönemde hastada apseye  ait belirtiler vardır. Anal bölgede şişlik ve ağrı olur. Hasta oturamaz, tuvalette zorlanır. Sistemik olarak ateş, halsizlik gibi yakınmalar hastayı cerrahi drenaja zorlar.

Apse boşaldıktan sonra hastada ani bir rahatlama olur. Fakat akıntı azalsa bile tamamen ortadan kalmaz. İşte fistül gelişimi bu dönemde sıktır. Apse boşluğu tam iyileşmezserezidü apse kalırsa, apse poşu tam kapanmazsa drenaj yolu bir tünel, oluk halini alır. İltihap bir şekilde devam edip durur. Artık fistül gelişmiştir. Fistülde 2 ağız vardır. İç delik genelde apsenin oluştuğu bezler düzeyindedir. Burasıda anatomik olarak dişli çizgi denilen bölgeye uyar. Dış ağız ise genellikle anüs cildindedir. Apsenin drenaj yoluna göre dış deliğin yeri farklı olabilir. Düz bir hat şeklinde de açılabilir, at nalı şeklinde anüsü çevreleyebilir. Fistül yolundaki apse kurutulmadıkça fistül kendiliğinden kapanmaz. İnsanı bezdiren, sürekli bir akıntı yapar.

 

Apse dışında bazı hastalıklarda da anal fistüller gelişebilmektedir. Bunların en önemlileri chorn hastalığıdır. Bunda bir kaç tane dış delik ve atipik yerlerde saptanabilir. Tedavi edilse bile tekrarlayabilirler. Bunun dışında bu bölgenin kanserlerinde, mantar enfenksiyonlarında da fistüllere rastlanabilir. Diğer bir fistül oluşma şekli bu bölgeye gelen travmalar sonucu anüs ve çevresinin zarar görmesidir. Travma sonucu oluşan yaralanma iyi bir şekilde onarılmazsa veya büyük travmalarda koruyucu kolonoskopi yapılmazsa fistül oluşumu kaçınılmazdır.

Fistül Oluşumunu Tetikleyebilecek Etkenler

Tüberküloz, Aktinomikoz gibi enfenksiyonlarda da fistül oluşabilir. Bu fistüllerin tedavisinde de öncellikle ana hastalığın tedavisi öncelikle şarttır. Bunlar tedavi edilip oluşan apse düzeltildikten sonra fistül tedavisine geçilmelidir.

Fistül tedavisinde en önemli konu fistülün anüs kasları ile olan ilişkisidir. Bunun için fistüllü hastalarda gerek MR, gerekse endoanalUS ile önce haritalandırma yapılır. İç ve dış ağız arasındaki fistül hattı tam olarak ortaya konur. Fistül ağzında rezidü apse araştırılır. Bunlar araştırılmadan yapılacak bir işlem fistülün nüksü ile sonuçlanacaktır. En çok görülen sfinkterler arası fistüller de tedavi nispeten basittir. Fakat komplike vakalarda mutlaka fistül yolu en ince ayrıntısına kadar bilinmelidir.Basit perianal fistüllerde fistülotomi+küretaj yapılır. Bunun dışındaki vakalar da eğer fistül yolunda apse varsa öncelikle seton uygulayıp apse drene edilir. Var olan apse poşunun kapanması beklenir. İç delik dentat çizgi düzeyinde sfinkterlere kadar çıkarılıp kapatılır.

Devamını Oku

Fistul’un Belirtileri Nelerdir ?

Fistüller normal anatomik yapıdan farklı olarak bir hastalık şeklinde gelişmiş anormal yollardır. Fistüllerin 2 tane deliği vardır. Dıştaki delik genelde cilde açılır. İçteki delik ise hastalıklı organa uzanır. Fistül bu organın salgısını cilde taşır ve akıtır. Bu bazen bir pankreas sıvısı, bazen bir safra salgısı, bazen bir bağırsak salgısı olabilir. Fakat en çok görülen anal bölgedeki fistüllerdir. Bunlarda feçes kokusunda, kirli akıntılar oluşur. İstem dışı olan bu akıntılar hastanın iç çamaşırlarını kirletir  ve kendisinden bir feçes kokusu yayılmasına neden olur.

Perianal Fistüllerin Belirgin Özellikleri

Perianal fistüllerde en çok görülen belirti kanlı, irinli, sarı, feçes kokulu bir akıntıdır. Bu anüsün kenarındaki dış delikten gelir. Fistül oluşmadan önce hastalar genelde bir apse atağı geçirmişlerdir. Bu apseli dönemde hastalarda anal bölgede şiddetli ağrı vardır. Apsenin üzerindeki deri incelmiş ve kızarmıştır. Üzerine basmakla flüktüasyon verir. Hasta oturamaz, yürümesi, tuvalete gitmesi şiddetli ağrı doğurur. Bu apse cerrahi olarak açılırsa veya kendiliğinden açılırsa ağrının azaldığı, kaybolduğu gözlenir. Fakat bu olaydan sonra gelişen fistülden akıntılar gün geçtikçe cerehatli, sıvı bir akıntıya döner ve tedavi edilmezse yıllarca sürer. Akıntıya bağlı olarak hastada kaşıntılar vardır ve ıslak makat dediğimiz tablo oluşur. Kaşıntılara bağlı anüs cildinde iltihaplanma olabilir. Sorun erkenden tedavi edilmezse fistülde yan yollar oluşabilir. Dermatit tablosu ilerleyebilir.

Anal fistül apseler dışında anüs bölgesine gelen travmalardan sonra, anüs bölgesindeki bir takım operasyonlardan sonra, Crohn hastalığına bağlı olarak da  gelişebilmektedir.

Fistül Tanısı Nasıl Konur?

Tanı genelde fizik muayene ile konur. Diz-dirsek pozisyonunda yapılan muayenede dış delik anüs cildinde fark edilir. Deliğin yan taraflarına basıldığında fistül deliğinden iltihap veya sarı bir akıntının geldiği görülür. Daha sonra iç delik araştırılır. İç delik genelde dişli çizgi denilen ve anüsün kayganlığını sağlayan bezlerin olduğu yerdedir. Zaten fistüle neden olan apsenin başlangıç yeri de burasıdır. Fistül yolu çok çeşitli traseler izleyebilir. Dış delikle iç delik arası düz bir çizgi olabildiği gibi atnalı şeklinde de olabilir. Tam trasenin bulunması ve fistül yolunda rezidü apselerin olup olmadığının araştırılması amacıyla hastalara endoanal US ve anal MR yaptırılır. Fistül yolu haritalandırılır.

Fistül tedavisinde en önemli konu fistülün anüs kasları ile olan ilişkisidir. Çünkü operasyon sırasında bu hastalara verilecek zarar gaz-gaita kaçırma gibi bir komplikasyonun oluşmasına neden olacaktır. Basit perianal fistüllerde fistül yolu anüs kaslarını kesmiyorsa yapılacak tedavi fistülotomi + küretaj denilen işlemdir. %90-95 sonuç verir. Lokal anestezi altında yapılır. Diz-dirsek pozisyonda fistül dış ağzından stile sokulur ve iç delik bulunur. Tüm fistül yolu lazer ile kesilerek açılır ve loj kürete edilir. Komplike fistüllerde ise seton uygulaması ile fistül yolunun drenajı sağlanır, apseler drene edilir. Sonra lazer probu ile tüm fistül yolu yakılır. İçteki delik ayrıca kapatılır.

Devamını Oku
Hemen Ara
Yol Tarifi