İzmir Fistül Tedavisi


  Tel : 0232 504 00 00

Anal apse Ve Fistüle

Anüs bölgesinde toplanan apselerdir. Oluşumunda makat bölgesindeki kayganlığı sağlayan bezlerin iltihaplanması yatar. Bu bezlerin görevi mukus denilen bir salgı salgılayarak feçesin geçişi sırasında anal kanalın kayganlığını sağlar. Dışkı çıkışını kolaylaştırır. Bu bezlerin salgı kanalları tıkanırsa salgılanan mukus geride birikir. Çeşitli mikroorganizmalar tarafından enfekte edilerek iltihaplanır. Kapalı ortamda bu iltihaplanma daha sonra apseye dönüşür. Acil olarak drene edilmesi gereken bir durumdur. Çok ağrılıdır.

Anal apseler her yaş grubunda görülebilir. Fakat 30-40 yaşları hastalığın pik yaptığı yaşlardır. Erkeklerde kadınlara göre biraz daha fazla görülmektedir. Dışkı yumuşaklığının arttığı bahar aylarında biraz daha fazla görülmektedir.

Yerleşim yerlerine göre apseler çeşitli isimler alır. Bu sınıflama apsenin anüs çevresindeki kaslarla olan ilgisine göre yapılmaktadır. Bu ilerde olabilecek anal fistüllerin oluşumu için çok önemlidir. Perianal apselerin sfinkterlerle ilgisi yoktur. Hemen cildin altındadır. Tedavisi kolaydır ve fazla bir komplikasyona neden olmaz. Bunun dışında intersfinkterik, ischiorektal ve supralevator apseler çok önemlidir. İlerde fistülleştiklerinde tedavileri zordur ve özel uzmanlık gerektirir.

Anal apselerde asıl belirti çok şiddetli ağrıdır. Daha sonra apseye bağlı ciltte kızarıklık, şişlik ve sıcaklık artışı görülür. Hastalarda apseye karşı reaksiyon olarak ateş, terleme, halsizlik ve makattan iltihap şeklinde akıntı görülür.

Anal apseler makat bölgesine uygulanan cerrahi girişimlerden sonra anal bölge travmalarında görülebilir. Hastada anal fissür veya fistül varlığı risk faktörüdür. Daha önce anal apse geçirmiş hastalarda yeniden apse oluşumu daha sıktır. Bazen uzun süren ishal ataklarından sonra görülebilir. Aşırı alkol tüketenlerde, aşırı kilolularda, diyabetlerde, kortizon kullananlarda, kemoterapi görenlerde daha sıktır.

Anal apse oluştuktan sonra çevre dokulara yayılmaya başlar. Bu yayılım sfinkterler arası bölgeye, cilt altına doğru olabilir. Cilt altına yayılan apse perianal boşluğa doğru ilerleyerek perianal apseyi oluşturur. Anüs çevresindeki kasların arasında ilerleyerek, yukarı doğru çıkar. Supralevator boşlukta apse oluşturur. Bazen de sfinkter kaslarını yandan keserek ishiorektal apseleri oluşturur.

Tanı genelde diz-dirsek pozisyonundaki hastada görerek konur. Bazen derin olan apselerde endorektal ultrasonografi ve MR tetkikleri gerekebilir. US ve MR ile apsenin yaygınlığı, sfinkter kasları ile ilişkisi daha iyi değerlendirilir.

Tedavide amaç apsenin en kısa zamanda cerrahi olarak drene edilmesidir. Bununla hastanın makat bölgesindeki yakınmaları ortadan kalkar, apsenin vücuda verdiği enfeksiyon belirtileri düzelir, en önemlisi de apsenin bir fistüle yol açması önlenir.

Drenaj mümkünse diz-dirsek pozisyonunda genelde spinal anestezi veya kaudal anestezi ile yapılır. Kesi anüse en yakın yerden yapılmalıdır. Apse boşaldıktan sonra ağrı, ateş ve diğer iltihap bulguları hızla düzelir. Drenajdan sonra hastalara oturma banyoları verilir. Antibiyotik ve ağrı kesiciler yazılır. Hasta 1 ay sonra kontrole çağırılır ve US veya MR ile araştırılarak apse sonrası fistül gelişip gelişmediğine bakılır.

 

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hemen Ara
Yol Tarifi